5510 Sayılı Kanun, Devlet Memurlarını Mağdur Etmeye Devam Ediyor! - Basın Açıklamaları
Basın Açıklamaları // 24 Mart 2025 Pazartesi
5510 Sayılı Kanun, Devlet Memurlarını Mağdur Etmeye Devam Ediyor!

01 Ekim 2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 Sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu, devlet memurlarının sosyal güvenlik haklarında ciddi bir eşitsizlik yaratmıştır. Bu kanun ile birlikte memurlar, 2008 öncesi ve sonrası olmak üzere ikiye ayrılmış ve emeklilik hakları büyük ölçüde farklılaşmıştır. Zaten kendi içinde eşitsiz kategorilere ayrılmış memurlar, emeklilik hakkı noktasında da mağduriyet yaşamaktadır.

Bu yasama yılında yüce meclisimizi harekete geçmeye davet ediyoruz!

2008 öncesi göreve başlayan memurlar, emeklilik hakları açısından 5434 Sayılı Emekli Sandığı Kanunu’na tabi iken, 2008 sonrası göreve başlayanlar 5510 Sayılı Kanun’a tabi tutulmuştur. Bu durum, emekli aylığı ve ikramiyesi gibi önemli konularda büyük farklılıklara yol açmıştır. Bu mağduriyetlerin çözüm noktası, yapılacak kanuni düzenlemelerdir. Memurların emekli maaşlarının insanca yaşanabilecek bir seviyeye gelmesi için bu şarttır.

5510 Sayılı Kanun’un verdiği zararları kısaca şöyle belirtmek isterim:

  • Prim esas kazançlardaki farklılıklar: 5510 Sayılı Kanun’a tabi olan memurların prime esas kazançları daha düşük tutulmaktadır.
  • Makam/görev/temsil tazminatlarının ödenmemesi: 5510 Sayılı Kanun’a tabi olan memurlara bu tazminatlar ödenmemektedir.
  • Ek gösterge sisteminin dezavantajlı olması: 5434 Sayılı Kanun’a tabi olan memurların ek gösterge sistemi daha avantajlıdır.
  • Aylık bağlama oranının düşük olması: 5510 Sayılı Kanun’da aylık bağlama oranı daha düşüktür.
  • Ortalama aylık kazanç uygulamasının dezavantajlı olması: 5510 Sayılı Kanun’daki bu uygulama, memurların aleyhine sonuçlar doğurmaktadır. Bu da emekli maaşlarının açlık hatta yoksulluk sınırının altında kalmasına sebebiyet vermektedir.

Devlet, kendi memurları arasında asla ayrım yapmamalıdır. Bir kısmı 2008 yılından önce göreve başladığı için avantajlı olması kabul edilemez. Bu durum, aynı işi yapan, aynı statüye sahip ve aynı yükümlülükleri olan memurlar arasında büyük bir adaletsizlik yaratmaktadır. Bu durum, Anayasanın 10. maddesindeki “Eşitlik İlkesi” ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 14. maddesindeki 'ayrımcılık yasağı'na açıkça aykırıdır. Ayrıca, Anayasanın 60. maddesinde düzenlenen “sosyal güvenlik hakkı” da bu durumdan olumsuz etkilenmektedir. Hiç kimse yaptığı aynı işten dolayı farklı ücret alamaz, almamalıdır.

Eğitim Gücü-Sen olarak, sadece görev yapan eğitimcilerin haklarını ve sorunlarını gündeme getirmiyoruz. Emeklilik hakkına erişmiş memurlarımızın da sorunlarının çözüm bulunması adına girişimlerde bulunuyoruz. Bir kez daha Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanına ve yüce meclisimize buradan seslenmek istiyorum:

Tespit ettiğimiz sorunlara ilişkin çözümler açık ve son derece nettir. Aşağıda dile getirdiğimiz çözüm önerileri, memurlar arasındaki emeklilik ayrımcılığını ve hak kaybını çözecektir.

  • 5510 Sayılı Kanun’un devlet memurları açısından yeniden düzenlenmesi gerekmektedir.
  • Tüm memurlar arasında emeklilik haklarında eşitlik sağlanmalıdır.
  • 5510 Sayılı Kanun’dan dolayı mağdur olan memurların hakları korunmalıdır.

Sonuç olarak, aynı işi yapan memurlar arasında böylesine büyük bir eşitsizlik kabul edilemez. Bu durumun düzeltilmesi ve tüm memurların haklarının korunması için acil olarak kanun değişikliği yapılması gerekmektedir.

Resul PARTİCİ
Eğitim Gücü SEN Genel Başkan Yardımcısı

ONLİNE ÜYELİK Herkesin sustuğu yerde "Hak mücadelenizin gür sesi olarak BİZ varız.“ anlayışıyla kurulduk. "Mesele ve sorun varsa çözümü de var." inancıyla yola çıkmış Eğitim ve Bilim Gücü Dayanışma Sendikası -EĞİTİM GÜCÜ SEN- bu amaçla kurulmuştur.
Online Üyelik