
Mesleki Eğitim Merkezlerinde (MESEM) görev yapan teknik öğretmenlerin, çırak öğrencilerin işletmelerdeki eğitim süreçlerini denetlemek amacıyla gerçekleştirdikleri ziyaretlerin konum tabanlı dijital doğrulama sistemi ile izlenmesinin; temel hak ve özgürlükler ile çalışma barışı açısından ciddi sakıncalar barındırdığı değerlendirilmektedir. Öğretmenlerin görevleri sırasında anlık ya da sürekli konum verilerinin işlenmesini öngören bu uygulama, özel hayatın gizliliği hakkına müdahale niteliği taşımakta ve hassas kişisel veri kapsamında olan konum verilerinin korunması gerekliliğini gündeme getirmektedir.
6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu uyarınca, kişisel verilerin açık rıza olmaksızın işlenemeyeceği hüküm altına alınmış olup; konum verisi gibi hassas verilerin sürekli ve sistematik biçimde işlenmesinin açık bir hukuki dayanağa sahip olması gerekmektedir. Ancak söz konusu uygulamanın açık bir kanuni düzenlemeye dayanmaksızın yürütüldüğü ve ölçülülük ilkesine uygunluk bakımından tartışmalı olduğu görülmektedir.
Denetim faaliyetlerinin yürütülmesinde daha hafif ve ölçülü yöntemlerin mümkün olmasına rağmen, konum takibi gibi yoğun müdahale içeren uygulamaların tercih edilmesi; veri minimizasyonu ve amaçla sınırlılık ilkeleri ile de bağdaşmamaktadır. Ayrıca kamu görevlilerinin bu kapsamda verdiği rızanın özgür iradeye dayanıp dayanmadığı hususu da hukuki açıdan tartışmalıdır.
Bu kapsamda sendikamız tarafından; söz konusu uygulamanın dayandırıldığı hukuki düzenlemelerin şeffaf şekilde açıklanması, açık bir kanuni dayanak bulunmaması halinde uygulamanın yeniden değerlendirilmesi, denetim süreçlerinin ölçülülük ilkesine uygun alternatif yöntemlerle yürütülmesi, öğretmenlere ait konum verilerinin işlenmesine son verilmesi ve mevcut verilerin imha edilmesine yönelik gerekli düzenlemelerin yapılmasını Millî Eğitim Bakanlığı’ndan talep ettik.