
Eğitim ve Bilim Gücü Dayanışması Sendikası olarak, üyelerimizin mağduriyetlerine karşı yürüttüğümüz kararlı hukuk mücadelesine bir yenisini daha ekledik. Kilis ili Merkez ilçesinde sözleşmeli öğretmen olarak görev yapmaktayken, norm kadro fazlası olduğu gerekçesiyle eşi ve çocuğunun ikamet ettiği Gaziantep ili ve aile bütünlüğü dikkate alınmaksızın, re'sen İstanbul ili Kartal ilçesine atanan üyemiz adına açtığımız davada yürütmenin durdurulması kararı verilmiştir.
Gaziantep 5. İdare Mahkemesi, 2026/377 Esas sayılı kararında, Anayasa'nın 41. maddesinde güvence altına alınan ailenin huzur ve refahı ile çocuk haklarının korunması yükümlülüğüne atıfta bulunarak şu ifadelere yer vermiştir:
"...davacının eşi ve çocuğu ile Gaziantep ilinde ikamet ettikleri, çocuğunun konuşma becerilerinde sorun olduğu, bu hususa ilişkin tedavi gördüğü dikkate alındığında, davalı idarece, Anayasa'nın 41. maddesinde öngörülen ailenin huzur ve refahı ile çocuk haklarının korunması yükümlülüğü çerçevesinde, belirtilen hususlar dikkate alınmaksızın norm kadro fazlası olduğu gerekçesiyle re'sen atanmasına ilişkin tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmaktadır."
Mahkeme ayrıca, hukuka aykırı olan bu işlemin sürdürülmesinin hukuk devleti ilkesine aykırı olacağını, üyemizin aile birliği ve çalışma hayatı yönünden telafisi güç zararlar doğurabileceğini net bir şekilde saptayarak işlemin yürütülmesinin durdurulmasına oy birliğiyle hükmetmiştir.
Öğretmenlerimizin aile bütünlüğünün bozulmaması ve benzer mağduriyetlerin bir daha yaşanmaması adına; Milli Eğitim Bakanlığının norm kadro fazlası sözleşmeli öğretmenlerin atama süreçlerinde mazeret durumlarını ve anayasal aile birliği ilkesini mutlak surette gözetecek her türlü mevzuat düzenlemesini yapması gereklidir.
Eğitim ve Bilim Gücü Dayanışma Sendikası olarak; sendikamız her zaman üyelerinin haklarını savunmaya ve bu konularda hukuk mücadelesi vermeye devam edecektir.